avrupadan esinti

Bir liman kenti olan Porto,Portekiz’in kuzeyinde yer alan karakteristik bir kent. Sahip olduğu tarihi değerlerle Dünya Mirası Listesi’ne alınmış olan Porto’da geçmişinde hüküm sürmüş medeniyetlerin izlerine sıklıkla rastlamak mümkün. Kıta Avrupa’sının batı şehirlerinden olan Porto, bünyesinde barındırdığı seçkin turistik değerleriyle her geçen gün artırmaya devam ediyor. Şehrin dört bir yanına dağılmış olan tarihi ve kültürel zenginlikleri, Porto turunuzu daha keyifli ve anlamlı hale dönüştürüyor. Modern ve tarihi mimari yapıtları bir arada sunan Porto, Portekiz‘in ikinci büyük şehri olarak öne çıkıyor. Bölgenin görülmeye değer tarihi yapıtları, güler yüzlü halkı, sıcak havası ve göz alıcı silueti, gelen ziyaretçilerin üzerinde etkileyici bir intiba bırakıyor.

Image for post

Bizans dönemine ait eşsiz tarihi yapıtlar ve mimari kalıntılar ile çevrelenmiş olan Aliados Meydanı, şehrin en ünlü rotalarının başında geliyor. Yıl boyunca farklı etkinliklerin ve organizasyonların düzenlendiği mekanda, üstelik hediyelik eşya satan çeşitli alışveriş duraklarına da rastlanıyor.

19. yüzyılda şehre gelen yabancı yatırımcıları etkileyerek şehre yatırım yapmalarını sağlamak amacıyla Porto Ticaret Odası tarafınca inşa edilmiş olan Borsa Sarayı, göz alıcı mimari dokusuyla gelen turistleri etkilemeyi başarıyor. Şehir için büyük bir tarihine öneme sahip olan saray, 08.00–18.30 saatleri arası ziyarete açılıyor. Sarayın asıl ihtişamını, önemli şahsiyetlerin ağırlandığı Arap Salonu sayesinde sergiliyor.

Şehrin Terreiro da Se caddesinde konuşlanmış olan en eski mimari yapıtı Porto Katedrali, Romaneks mimari anlayışını günümüzde de aynı şekilde korumaya devam ediyor. Porto listenize eklenilmesi gereken katedral, seramik ve vitray döşemeleriyle adeta göz kamaştırıyor. 12. yüzyılda Hristiyan Haçlılar tarafından kurulan yapıtın tasarımında Romaneks dışında ayrıca Gotik, Manuelin, Borak tarzına özgü detaylara da yer veriliyor.

Image for post

Porto şehrinin en görkemli yapıtlarından olan San Francisco Kilisesi, benzersiz tasarımlarıyla sizi büyüleyici bir dünyaya sürüklüyor. Günümüzde fonksiyonel ibadethane olarak hizmet veren yapıt, 14–15. yüzyıllar arasında çok ağır bir işçilik neticesinde tasarlanan kilisenin motifleri, altın ayrıntılarıyla göz dolduruyor. Tarihi kemerleri ise yapıtın görünümünü daha kusursuz ve değerli hale getiriyor.

Leopold Valentin isimli bir mimar tarafından tasarımı üstlenilen Dom Luis Köprüsü, muazzam manzarasıyla cezbedici bir görünüm olanağı sunuyor. Tekneler, sandallar ve birbirinden hoş binalar ile birlikte uyumlu bir ambiyans kazanan köprünün üst tarafı trafiğin geneli alt tarafı da tramvayların işleyişi için kullanılıyor. Porto listenizin arasında bulunan ve 1886 yılında hizmete açılan köprü, modern ışıklandırma sistemi sayesinde akşamları şehre ayrı bir atmosfer kazandırıyor.

Hareketli bir yaşam tarzına sahip olan şehrin Rua de Santa Catarina caddesi, alışveriş olanakları sayesinde işlevsellik kazanıyor. Dünyaca ünlü mağazaların, nefis tatlar sunan kafelerin ve hediyelik eşya satan şirin dükkanların çevrelediği caddeye uğrayarak Porto gezilecek yerler turunuza hareketlilik katabilirsiniz. Zevkinize uygun yapacağınız alışverişlerin ardından istediğiniz bir kafede şehrin meşhur şarabını veya Nata kahvesini deneyimleyebilirsiniz.

Ölüm Ne Yamansın

Bizim kültürümüzde dahil olmak üzere sanırım dünya üzerindeki bütün kültürlerde ölüm kavramının yeri, hem saygı duyulacak kadar önemli hemde korkulacak kadar belirsiz olmasından mütevellit, oldukça belirgindir. Ölüm üzerine yazılmış yazılardan tutunda cenaze sırasında yerine getirilen ritüellere kadar oldukça geniş çeşitlilik yelpazesi içeren bu kavramın öznel bir tartışmasını yapmak istiyorum.

Yaşam hakkında düşüncelerimi bir yazı ile dile getirmemiş olsamda örneğin bu gibi birçok yazımda yazımda nelerin yanlış yapıldığından sıklıkla bahsederim. Yaşadığımız süre zarfında tabi ki iyi işlere de imza atıyoruz; fakat esas mesele yaşam boyunca iyi bir insan olmak ve hataları en aza indirmek olduğunda bunda hepimizin başarılı olduğunu söylemek fazla iyimserlik oluyor. Birçokları hayatlarında bazı şeyleri sorgulamaya çok geç yaşlarda, ölümün yaklaştığı zamanlarda başlıyor. Bu durumun bir sonucu olarak genç yaşlarda hayatı ve anlamını sorgulamamanın getirdiği bilinçsizlikle beraber, kendine dayatılan hayatı yaşamakta olan bireyler ortaya çıkıyor. Uyumak, hijyen ihtiyaçlarını gidermek, işe gidip para kazanmak ve yemek yemek şeklinde özetlenebilecek hayatların içerisine sıkışmış, dahası bu kabuğu kırmak istemeyen insan topluluğu içerisinde buluyor kendini insan; sorgulamaya başladığında.

Bu durum içerisinde kendi zihninde bulduğu küçük ve özgür yere kapatıyor düşünen insan kendini. Küçük, çünkü o yaşa kadar aklı ve algılarının kemikleştirilmesi işleminden sadece orayı kurtarabilmiş. Özgür, çünkü sadece kendi istediği şekilde davranabiliyor orada. Diğerlerinin anlamak için çabalamalarının anlamı yok çünkü anlayamazlar. Sadece benzer bir özgür köşeye sahip insanlar anlayabilir. Aklın ve mantığın açtığı yolda ilerleyen insanların mutsuz olduğunu söylemişti hayat hakkında benden daha çok tecrübesi olan bir arkadaşım. Haklı mı derseniz, haklı. Çünkü diğer insanlar kendilerinde olmayan özgürlüğün başkasında olduğunu görmek istemezler. Gördüklerinde o insanı yermeye çalışırlar.

Yaşam kısmını bitirip ölüm kısmına gelmek istiyorum. Yukarıda bahsettiğim iki insan tipi de ölür. Herkes ölür. Ölümden kaçış yok, ancak kendimize biraz daha dikkat edip geciktirebiliriz. Peki herkesin tadacağı bu deneyimin ardından neler olacak? Herkesin bildiği üzere bu konuyla ilgili binlerce tahmin var; bazılarını göğe dayandırıyorlar bazılarını mantığa. Hangisinin doğru olduğunu söyleyeceğim bir yazı değil bu, daha çok hepsini ele alan bir özet gibi.

  • Semavi dinlerin tamamının, semavi olmayanlarınsa bir çoğunun savunduğu üzere cennet cehennem kavramları, ölümden sonra sorguya çekilme, dünya yaşamına göre bir şekilde mükafat ve ya ceza alma gibi durumlar vardır. Eğer iyi bir insan olursan cennete gidersin, eğer kötüysen cehennemde yanarsın.
  • Bir diğer yaygın görüş ise ölümün ardından tekrar dünyaya gelmektir. Diğer yaşamında ne olacağını bilemezsin. Bunun bir altbaşlığı olarak ölümün ardından uzaylı kavimlerle beraber yaşanmaya başlayacağına inananlarıda dahil edebiliriz.
  • Bir diğer görüş ise hiçbirşey olmayacağıdır. Ölüp gideceğiz ve geriye dünyada bıraktığımız izlerden başka birşey kalmayacak.

Peki hangisi doğru? Hangisinin doğru olduğuna akıl ve mantık kullanarak varamayız çünkü ölümün ardında ne olduğu bizler için tamamen belirsiz. Yukarıdaki listenin ilk iki maddesi için ölümün ardı, dolayısıyla gelecekteki bir zaman önemliyken son maddede şimdi, şu an önemlidir; ve sahip olduğumuz bilgi birikimine karşın önümüzdeki belirsizlik yüzünden %100 doğru bir tahmin yapamayız.

gezcekyazanlat

Yolculuğunuz sırasında gideceğiniz yer hakkında bir seyahat rehberi okuyun. Sadece sizi heyecanlandırmakla kalmaz, aynı zamanda yerel etkinlikleri ve hangi gelenekleri beklemeniz gerektiğini anlamanıza da yardımcı olabilir. Gideceğiniz yerde yerel olmayı öğrenmek, diğer turistlerin göremeyeceği popüler olmayan bazı sitelere erişmenize yardımcı olacaktır. Bir cümle kitabı seçin veya bir çeviri uygulaması indirin. Dili öğrenmek, bu gizli cevherleri bulmanın harika bir yoludur. “Merhaba”, “iyi günler”, “teşekkür ederim” gibi birkaç basit ifadeyi ezberleyin. Aynı derecede önemli olan ‘fotoğrafını çekmemin sakıncası var mı?’ – bu daha sonra faydalı olacak! Bütçeniz varsa, bazı egzotik destinasyonlarda yolunuzda gezinmenize yardımcı olacak kişisel yerel rehberler bulunur. Himalayaların Şerpaları gibi, size simge yapılara giden en iyi rotaları gösterecekler. Sessiz zamanların ne zaman ziyaret edileceğini size söyleyebilirler. Sonrasında yaşanan garip pazarlıklardan kaçınmak için bir fiyat üzerinde önceden anlaşmak en iyisidir. Bölge hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, yerel halkın doldurduğu iyi bir kafe veya bar bulun. Barmenler ve garsonlar yerel bilgi kaynağıdır, bu nedenle onlara yararlı bilgi alışverişi için cömert bir ipucu verin.

gezegeze

Seyahat sizinle birlikte olur.Hepimiz hayatımızda aşamalardan geçiyoruz – bazıları diğerlerinden daha üzücü. Seyahat, size “değiştin” demek yerine, tüm şekilleriniz, bedenleriniz ve saç stilinizle sizi seviyor. Koşulsuz, anlayışlı ve yorulmadan kabul edicidir. Seyahat sizi şaşırtıyor Walt Disney bunu en iyi şekilde söyledi: “İlerlemeye, yeni kapılar açmaya ve yeni şeyler yapmaya devam ediyoruz, çünkü merak ediyoruz ve merak bizi yeni yollara götürmeye devam ediyor.” En büyük zevklerimiz hayatın küçük sürprizlerinden gelir. Yolculuklarımızda her fırsatta bekleyen yeni yollar var. Seyahat onaylamaz “Ebeveynlerle tanışma” aşaması geçmişte kaldı. Sevdiklerinizi onlarda gördüklerinizi görmeye ikna etmeye çalıştığınız o garip yemeğe veda edin. Grup içer ve en iyi arkadaşınıza dönüp “Harika değiller mi?” Kontrolümüz dışındaki nedenlerle, başka kimsenin anlamasını beklemememiz gereken nedenlerle yerlere çekiliriz. Ve bu kesinlikle sorun değil. Seyahat sizi mütevazı tutar Hayatınızdaki olaylar ne kadar harika ya da korkunç görünürse görünsün, olayları perspektif haline getirmek için uzak bir yerde kaybolmanız yeterlidir. Her nasılsa seyahat, sizi küçük hissettirmemeye dikkat ederken, Dünya’daki küçücük yerinizi hatırlatacak. Sizi mütevazı tutarken aynı zamanda sizi geliştirir.

https://bit.ly/375M68S

Özlem Soydan

Özgürlük, Seçeneklerin Olmasıdır

Nasil Gezdim?

Alternatif Gezi ve Seyahat Rehberi

Create your website with WordPress.com
Get started